30 Haziran 2009 Salı

Bir Tad Bir Dokunuş/ Taste and Touch



Tekrar merhaba! Son yazımdan ancak bir hafta sonra yazma şansı yakaladığıma inanamıyorum. Cok yoğun bir haftaydı, özellikle cumartesi günü çalışmış olmam kendime ayırdığım zamanı oldukça azalttı.

Öncelikle cumartesi hastaneden ayrılıktan sonra eve geçmeden önce sebze pazarına uğradım. Mis gibi kokan kayısıları görünce hemen marmelat yapmalıyım derken vişnelerle karşılaştım. Tabii bundan sonra hafta sonu programım belli oldu. Eve gelir gelmez vişne ve kayısıları temizledim ve şekerlerini ekleyerek ertesi gün pişirmek üzere hazırladım.

Pazar sabahı uyanır uyanmaz daha ev ahalisi uyurken, yavaş yavaş pişirmeye başladım. Bizimkiler uyanıncaya kadar marmeladım hazır hale gelmişti. Reçel ve marmelatı hazırladıktan sonra kumaşlarım arasından kırmızı beyaz kareli olanı seçtim ve reçel kapaklarını üzerine koyup 3 parmak dışından sürfile makasıyla kestim. Hasır iplerlede bağladım. Bence çok hoş oldular. Eve gelen giden herkese, hastanedeki arkadaşlarıma tattırdım çok beğendiklerini söylediler; herkese afiyet şeker olsun.


Tabii bir pazarı yalnız reçel ve marmelat yaparak geçirmedim. Bir kısım dolap içi düzenlemelerimi sonunda tamamladım. Ev temizliği, çamaşır gibi ev işlerini ve benim ufaklığı ise hiç anlatmıyorum bunlar zaten benim rutinim.

Sıra geldi yaptığım el işlerine; uzun bir aradan sonra Sue Bonnet resimli aplike jean çantamın yorganlamasını bitirdim ve umuyorum ki bu hafta sonunda da iç astarını dikeceğim.

Aplike paris puantiye yapmasını birkaç yıl evvel sevgili Nilsun' dan öğrendim. Kendisi Ümitköy' de Turta adında çok şık, country tarzında bir cafe işletiyor, aynı zamanda perşembe günleri de dünya tatlısı annesiyle birlikte patchwork- aplike dersleri veriyor. Eğer Ankara' da oturuyorsanız muhakkak uğrayın, home made pastalarından tadın; aramızda kalsın cheesecakelerini özellikle tavsiye ederim.



Tabii bir de yapmam gereken goblen yastıklarım var. Oturma odasında yatmadan önce şöyle yarım saat oturabilirsem hemen birkaç iplik işliyorum böylece kendimi biraz olsun dinlendirmiş oluyorum.

Bütün bu işlerin sonunda pazar akşamı yatağa uzandığımda nasıl uyuduğumu bilemedim.

Bu arada pazar günü bir ara aşkım Ece'ciğim uğradı. Beraber kahve içerken dergilerimize baktık, yeni fikirler ürettik. Seni sevdiğimi söylemeden geçemiyeceğim Ece. Bloğunda benim için yazdığın yazıyı okurken göz yaşlarımı tutamadım. Bundan 4 yıl önce seninle tanışmakla hayatımda yeni bir dönem başladı. Bana kazandırdığın tüm güzellikler için çok teşekkür ederim. Banyom için yapacağım revizyonu Ece ile paylaştım önce bana çılgınmışım gibi baktı sonra fikrimden dönmeyeceğimi anlayınca vazgeçti.

Dediğim gibi çok ama çok yoğun bir hafta sonuydu. Bu hafta sonu cumartesi çalışmayacağım için çok heyecanlanıyorum. Şimdiden yapacağım işleri planlıyorum...Sizler neler yapmayı planlıyorsunuz?

Sevgilerimle
Aygün

Hello again, I already found time to write again after a busy week. Especially working on saturdays is too hard.


Saturday after I leaved from the hospital I went to vegetable bazaar. I liked to buy my vegetables from the bazaar because vegetables and fruits are more fresh from the markets. When I was walking I smelled beautiful apricots and also saw berries. And I decided to make apricot marmalade and berry jam. After I bought them I went to home and cleaned them immediately. Then I put the sugar on them.


Sunday in the morning while my son and husband was sleeping I started to make marmalade and jam. Before the breakfast marmalade was ready. It was smelling wonderful. After drained them to jars I took the red and white fabrics and cut them for their covers. I think they look so cute aren't they?
I also finished my quilt handbag's appliques. They are so lovely Sue Bonnets babies. I think this weekend I will finish it completely.



I am also making two of gobelin pillows. After a day before the sleeping I try to make some of it. Making gobelin makes me relax. How about you, are you doing something like that to make you relax and happy?


As I told you it was such a busy weekend. But I won't work this saturday and already began to make some plans to do. I am so exciting about this weekend. See you later with all my best wishes.


23 Haziran 2009 Salı

Before and After- My lovely chair



Tekrar merhaba



Bu sefer en sevdiğim çalışmalardan birini sizinle paylaşacağım;



2 yıl kadar önce herzaman ki gibi Ece'nin yaptığı koltukları o kadar kıskandım ki eski model iki adet koltuğu özelikle ucuz olanını aramaya başladım. Sonunda Ulusta itfayeciler meydanında bu tip koltukları satan bir dükkan buldum. Çok ilginç bu koltukları Rusya'ya götürüp iyi paralara satıyorlarmış. Neyse kayınvalidemle uzun konuşmalardan sonra adamcağızı takımı bozup 2 parçasını bana 100 TL satması için ikna ettik. Neyse küçük bir kamyonet kiralayıp eve geldik ben koltukları balkona çıkarttım ama bu seferde acaba tahtakurusu veya başka bir haşere var mı korkusu beni sardı. Hemen gittim böcek ilacı aldım ve hemen ilaçladım. Ardından önce kumaşı aldım böylece koltuğu boyarken kullanacağım renkleri seçmek daha kolay oldu. Kumaş olarak kırık beyaz taban üzerinde mor pembe renklerde çiçeklerin olduğu bir modeli aldım.



Sonrasında koltukları döşemeciye verdim ve kumaşları söktük tabanda samanlı dolgu çıktı. Ece ile birlikte boyayacağımız rengi belirledik. Sıra en keyifli bölüme geldik boyamaya. Koltuğa hiç zımpara yapmadım veya primer uygulamadım çünkü zaten çok eski bir koltuktu boyaları yer yer çıkmıştı. Yalnızca tozunu alarak boyamaya başladım. Boyarken çok eğlenmiştik 2007 yazıydı ve yalnızca ben, Ahu ve Özlem vardı. Şamata yaparak eğlenerek boyamayı 3 kat tekrarlayarak tamamladık. Sonrasında kumaş üzerinde ki çiçeklere bakarak yanlarına dekoratif boyama yaptık. Üzerine sentetik vernik sürecektim ama kalbim artık beklemeye dayanamadım ve her zaman ki sabırsız ben sprey vernik kullanarak serüveni tamamladım. Döşemecim de kabara tarzında kumaşı döşedi.


Bu yıl evde nacizane dekorasyon çalışmaları yaparken kumaşını değiştirip salonda kullanmaya karar verdim ve Persanda da indirim yazılarını görünce soluğu orada aldım goblen tarzında uçuk mavi taban üzerine buket motifleri olan bu kumaşa aşık oldum ve hemen almaya karar verdim. Bu sefer britlerinide kendi kumaşından yaptırarak döşettirdim. Koltuğa baktıkça güzel bir iş çıkarttığımı düşünüyorum o güzel günleri hatırlıyorum.


Hello again. This time I want to share my chair project with you...


2 years ago I was so jealous (as usual) about Ece's chair so I decided to find some samples and paint them. So I began to look for cheap and usable ones . I and my mother in law went to Ulus. It is quite interesting that we found a shop which is selling this kind of furnitures to Russia. We hardly persuaded him to sell us only two pieces from the set. And I only gave him 50 dollars for one. We rent a small van and took them to my balcony. Then, I began to worry about the chairs if they hade any insects or bedbugs . I went to a market and bought pesticid and applied to them.



After all, I brought them to my upholsterer to furnishings take out. I found a fabric with purple flower on the cream base.


I brought the chairs to the atelier and decided to paint them with same color Ece did. I didn't sand or paint with primer , I only cleaned the dust of chair and directly began to paint. It was the most enjoyable time I spent with my friends Ece, Ahu and Özlem. We had great time. I painted 3 times. Then painted chair sides with little flower s which is the same pattern on the fabric. I wasn't enough patient to apply synthetic varnish so I used spray varnish instead .


This spring I changed some of my rooms ' decoration. It was a long time ago , I recognised a fabric from Persan tapestry style. So when I started these decoration changes I found that they were in a big sale. I bought the fabric directly and changed the style. I loved them. When I look the chairs I am saying you did the nice job to myself and also remembering how nice time I spent with my friends.



21 Haziran 2009 Pazar

ELDE



Geçenlerde paper&cake finds adlı blog sitesinde dolaşıyordum. Paper&cakes ETSY 'de bulduğu güzel, değisik siteleri bizimle paylaşmakta. Sonrasında Elde adında bir sitenin ürünlerinin fotograflarını gördüm cok hoşuma gitti, kışın baslamış olduğum ama ne yazık ki bitiremediğim şalımı hatırladım. Motif aleti ile yapılan çiçeklerin tığla birleştirilmesi ile tamamlanan şalları görünce çok şaşırdım. Demek yurt dışında da bu motifler yapılıyormuş diye düşündüm.

Hemen siteye geçtim dantelden yapılmış kurdalelerle süslenmis şallarına aşık oldum. Öncelikle renkler cok uyumluydu. Çok titizlikle calışıldığı belli olan el emeği çalışmalardı. Ah dedim gördün mü bak insanlar neler yapıyorlar diye hayıflandım, bir kere daha demoralize oldum yapamadığım şalımı en kısa sürede bitirme kararı aldım.




Bunlarda benim yaptığım motifler.



Sonra nereden satış yapıldığını merak ettim çünkü genellikle yabancı kaynaklı ürünler etsy'de satılmakta. Ankara Turkey yazısını görünce hem çok şaşırdım hem çok mutlu oldum gururlandım. Umarım bir gün kendisiyle tanışabilirim. Sizinde aklınızda olsun www.etsy.com sitesine girin ve aramaya elde yazın sattığı değişik ürünlere bayılacaksınız.


A few days ago when I was reading paper & cake I saw some beatiful hand made crocheted or knitted pieces. They were made with lovely colours. And some pieces were combined with ribbons. They look so romantic. Especially a shawl with flowers, remembered me mine because I started the same one but I haven`t finished yet, then I decide to finish mine as soon as possible. So I started wondering about where this beatiful things are coming from and surprisingly I discovered that they are made in my home city. I hope I will meet 'elde' one day in my life.