08 Aralık 2009 Salı

YENİ YIL DEKORASYON FİKİRLERİ 1


Yeni yıla gerçekten çok az bir süre kaldı biz oğluşumla evimizi süslemeye çalışıyoruz. Bu arada kapı süsleri özellikle ilgimi çekiyor çünkü bende bir tane yapmak istiyorum. Better home and garden sitesinden bazı yeni yıl kapı süsleri ...




Bunu çok beğendim özellikle kırmızı beyaz kurdalesini...

Kozalaklar iyi fikir değil mi ? Bende birkaç gündür kozalak arıyorum ama bulamıyorum ne acı değil mi demek ki etrafımızda çam ağacı hiç yok (Aslında ağaç yok desek yeridir). Neyse bu hafta sonu arkadaşım Bolu`ya gidiyor bir torba dolusu kozalak getirecek.



Kar topunu andırıyor.

Eldivenler kozalaklar mükemmel değil mi ?




Bu da arkadaşım Ece`nin çok güzel olmuş değil mi?

06 Aralık 2009 Pazar

Yağmurlu bir pazar günü



Oldukça iç karartıcı bir gün yağmurlu, karanlık ve soğuk tam evde oturacaksın televizyonda güzel bir film açacaksın eline kahveni alacaksın.... Ben de kahvemi hazırladım televizyonu açtım (fena olmayan bir film oynuyordu Aşkın yaşı yok) ve bilgisayarımı açtım.
Bu hafta sonu farklı 2 değişik dekorasyon süsü hazırladım. Bunlardan biri yeni yıl masa süsü diğeri mum süsleri.
Aslında uzun zamandır ikisinide kafamda planlamaktaydım ama bir türlü zaman bulup hayata geçirememekteydim. Keremcimde baş yardımcı rolünü üstlendi ve oldukça zevk aldık.
Süslemeleri yaparken uzun zamandır biriktirdiğim yapma çiçekleri kozalakları kurdale ve hasır ipleri kullandım. Tüm aşamaları fotoğraflamaya çalıştım. Benim için eğlenceli bir hafta sonuydu sizin hafta sonunuz nasıl geçti?




It is mosaic monday thank you little red house...



It is so rainy in Ankara and in this rainy weathers I always wanted to stay at home with a coffee and nice film. So I am having a coffee and trying to make tis blog page. I designed a cristmas style table decor. I took the photos step by step I hope you like it because I love it. I spend a lovely weekend how about you...

Baş yardımcım bir tanecik canım Kerem` im...

30 Kasım 2009 Pazartesi

My new bathroom


















Merhabalar öncelikle geçmiş bayramınızı en içten dileklerimle kutlarım güzel bir bayram geçirmisinizdir.
Bu hafta sizinle ebeveyn banyomda yapmış olduğum değişiklikleri paylaşmak istiyorum. Banyo deyip geçmemek lazım şahsen ben sabahları gözümü ancak banyomda açabiliyorum. Eski banyom açık kahverengi tamamen insanın içini daraltan bir banyoydu. Hep aklımda orayı dekore etmek vardı ve birgün better homes and garden sitesinde mavi beyaz kumsalı anımsatan bir banyo modeli gördüm ve yine aynı zamanlarda myhouse` dan mavi banyo paspası ile mudodan çiçekli bir sepet aldım. İnanmayacaksınız ama bütün renovasyonun merkezini bu iki parça oluşturdu. Paspasın aynı tonunda boya hazırlattım. Ve çok tesadüfi bir şekilde Yadigar Usta ile tanıştım önce tüm seramikleri kırdık. Komşum Yıldırım beyin sonsuz yardımlarıyla Kayhanlar yapı marketten seramikleri eviyeyi ve bataryaları seçtik. Kare beyaz renkte seramiklerle yalnız duşakabin bölümünü kapladık ve diğer duvarları maviye boyadık. Tüm dolapların şeklini ben belirledim ve çok sevgili Münir Usta tam istediğim gibi el emeğini göstererek hayallerimi gerçeğe dönüştürdü. Tavana yine beyaz renkte romantik bir avize ve lavantalı dekorasyon parçalarıyla bence banyom tamamlandı. Artık güne daha mutlu başlıyorum. Sizce nasıl olmuş?

I always wanted a blue bathroom which would make you feel like you are on a beach. So I decided to renovate my bathroom. First of all I searched for different types of bathrooms. At the same time I bought a blue bathroom floor mat from my house decoration store. Then I bought paint which would match my floor mat. I designed all my bathroom furnitures and Munir Usta made them for me. I love my romantic blue bathroom, what about you?
















08 Kasım 2009 Pazar

Lovely Birdcage








Uzun zamandır beyaz renkte kuş kafesi aramaktaydım ama baktım ki aramak boşuna. Bende Mudo` nun indiriminden bu kuş kafesini aldım. Üç tane sprey boya aldım (herhangi bir yapı markette rahatlıkla bulabilirsiniz Metylan marka beyaz sprey boya fiyatı 8 TL). Bu sefer hiç primerle boyamadan direkt sprey boya kullandım ve çok pratik oldu. Ardından yine aynı markanın mat sprey verniğini kullandım. Sonra tavana kanca ve iri halkalı zincir taktım. Bu arada kanca ve zinciride beyaza boyadım. Sonrasında kafesi zincire taktığım halkaya kurdaleyle fiyonk yaptım. Sizce nasıl ?



I was looking a white birdcage for a while but I understood that I couldn`t find it. So I bought this birdcage and paint it with with sprey paint to white. I love it how about you?

23 Eylül 2009 Çarşamba

Sweet White Bicycle



Çocukluğumun en güzel hatırası şüphesiz bisiklete binmekti. Kahverengi pinokyo model bisikletim vardı; en değerli hazinemdi. Ama hayalimdeki hep beyaz renkte önünde sepeti olan bir bisikletti.

Bu ferforje bisikleti görünce hemen onu beyaza boyayıp çiçeklerle süslemeyi hayal ettim.

Önce primer boya ile metal görünümü kapattım ardından sprey boya ile beyaza boyadım. Kullandığım sprey boya yapı marketlerde bulacağınız türden bir boya olabilir. Ben iki kutu kullandım. Ve ardından yine mat sprey vernikle son katı attım. Ardından çiçek aranjmanı yaptım. Altta yosun üstünde sarmaşıklar ve çiçekleri aranjman yaptım.

No doubt that my favorite childhood memory was riding a bicycle with my friends in our beautiful garden. I had a brown colour bicycle but I always dreamed a white one with a basket in front of it.


When I saw that wrought iron bicycle I imagined it in white and with flowers. So I bought it and first painted it with primer. Then I used spray white paint and matte vanish. Finally I made a flower arrangement.

Yesterday was my son`s birthday. We celebrated in Belek on our vacation. Happy birthday to you my love.

11 Eylül 2009 Cuma

Yaza güle güle derken



En son 4 temmuzda yazı yazabildiğimi şimdi fark ettim ama inanın, yazmamak için gerçekten kuvvetli nedenlerim vardı. Eşim bu yaz başında disk hernisi (bel fıtığı) ağrısı çekmeye başladı birçok tedavi denedik ama en sonunda ağustos başında Hacettepe Hastanesinde Beyin Cerrahi bölümünde Sayın Dr. Servet İnci tarafından başarıyla opere edildi. Tüm ekibine ve özellikle sevgili hocam Sayın Dr. Ülku Aypar`a ve Dr. Şennur Uzun`a teşekkürlerimi bir borç bilirim, herşey için tekrar çok teşekkür ederim. Tüm bu operasyon faslının ardından tam herşey yoluna girdi derken bu sefer benim kalça eklemimde bir enfeksiyon durumu gelişti ve bir müddet daha raporlu olmak zorunda kaldım ve koltuk değneği kulandım. Neyse ki bende iyileştim sayılır ki içimden blog sayfama birşeyler yazmak, sizlerle paylaşmak geldi.
Bu sıkıntılı dönemde hep yanımızda olan ailelerimize ve dostluğunu sonsuz yanımda hissettiren canım arkadaşım Tülay başta olmak üzere tüm arkadaşlarımıza tekrar tekrar teşekkür ederim.

Bu kadar iç karatıcı konulardan sonra güzel birşeyler paylaşmak istedim ve aklıma balkonumun fotoğrafları geldi. Çünkü ne zaman canım sıkılsa balkonumda oturup dumanı üstünde tüten sütlü bir kahve içtiğimde kendimi çok daha iyi hissediyorum. Bence herkesin evinde huzuru bulduğu yeri vardır işte benim güzel balkonum...

Balkonum çoğu balkona göre bayağı büyük olduğu için biz camla kapatıp kışlarıda kullanma şansına sahip olduk. Yukarıda ki fotoğrafta balkonun eski hali görülmekte.


Balkonumun duvarlarının rengi kum beji boyadık ve tavandan 20 cm kadar aşağıdan yapı marketlerde satılan köpük kartonpiyer aldım ve silikonla yapıştırdım ve beyaza boyadık. Değişik ferah bir görünüm elde ettik.

Sitelerden eski tip iskandinav tipi koltuk takımlarının hamını yani boyanmamış olanını buldum ve ayrıca yine sitelerden oyma ahşap çiçek motifleri aldım. Koltukların alt parçalarına motifleri eklettirdim ve beyaz lake mat boyattım.

Her zaman kırmızı beyaz kareli kumaşa bir zaafım olmuştur bende yöre home dan tam istediğim gibi kareli kumaşımı buldum ve ustama kılıf diktirdim.


Bu yoyo benzeri motifli yastık kılıfını görünce aşık oldum sanki benim koltuklarım için özel olarak yapılmışlar gibiydi.

Koltuk kılıflarımı yapan Mehmet Amca çok tatlı bir amcaydı birde acaip güzel iş çıkarttı tavsiye ederim ...
Balkonumun duvarlarında benim yaptığım objeleri dekorasyon amaçlı kullandım.


Galvanizlerim nasıl ? Hepsini çok zevk alarak yaptım özellikle fazla resim kullanmak istemedim.

Fenerlerim eskiden siyah renkteydi ama ben beyazı tercih ettim bunun için önce primer ile boyayı kapattım ve sonra sprey beyaz boyayla boyadım.


Bu dolabı bundan iki yıl önce boyamıştım halen zevkle kullanıyorum. Alt kapaklarda üç boyutlu stencil çalışmıştım.

Dolabın kulpları porselen ve kapaklarda ki desene uygun sitelerde orjinal adlı mağazadan seçmiştim.

Tavuk ailem nasıllar özellikle aile fertlerinden tombul tavuğum, kayınvalidem bu yaz Aydın yolu üzerinde bir satıcıdan almış görür görmez bayıldım.


Gazeteliğimin üstündeki porselen biblolar uzun zamandır biriktirmeye çalıştığım kolleksiyonumun bazı parçaları horoz, ördek, kitap okuyan roger rabbit, yumağıyla oynayan kedicik. Masa üstü lambası ise 5 yıl önce alıp hiç kullanmadığım bir parça, bu köşeyi yapınca hemen aklıma geldi nasıl ? bence tam tamamladı.

Tavuk horozlara olan ilgim hiç belli olmuyor değil mi bu tavuğu da Kütahya Porselenden almıştım. Yanında ki askılığı ise geçen yıl bilkentte ahşap boyamalarını sergileyen bir hanımdan almıştım.

Kırmızıyı seviyorum hem de çok... Çileklerle kirazlar papetlandden yakından görseniz tam gerçek gibi duruyor.

Bu değişik sehpa annemindi, birgün baktım atmayı planlıyor hemen el koydum ve önce primerleyip sonra beyaza boyadım. Annem bile sonrasında görünce çok beğendi ve şaşırdı.

Aslında balkonumda çok çiçeğim vardı ama bu hastalık hastane işleri arasında kurudular yalnız bu iki begonyam kaldı çok yazık ...

Küçük porselen biblolara bayılıyorum. Genelde çıkrıkçılar yokuşundan özellikle Baykuş Evinden Ahmet Beyden alıyorum ayrıca antika pazarlarını da kaçırmamaya çalışıyorum.

Bu iki vazoyu da antika pazarından almıştım kurdaleleri ben ekledim.

Bu da bu yaz hatırası sevgili bastonum kullanması çok zormuş. Ama görüldüğü üzere yatarken de hiç boş durmamaya çalıştım goblen yastığımı bitirdim hatta aplike bir yastığa başladım.
Umarım bu sefer daha kısa bir zamanda görüşürüz sevgiyle kalın....

04 Temmuz 2009 Cumartesi

Antika Pazarı



Yarın 5 temmuz pazar sizi bilmem ama ben her ayın ilk pazar gününü iple çekiyorum. Neden diye sorarsanız Ankara 'da her ayın ilk pazarı gününde Yukarı Ayrancı pazar merkezinde antika ve organik ürünler satılmakta.
Her pazara muhakkak tam kadro gidiyoruz ve gramafonlardan yükselen eski müzikler eşliğinde standları geziyoruz. Bazen uzun zamandır karşılaşmadığımız dostlarımızı görüyoruz. Yorulunca oturup biraz soluklanıp gözleme ve mis gibi demli çayın tadını çıkartıyoruz. Ve genelde muhakkak ufak tefek birşeyler alıp eve dönüyoruz.
Bazen satılan eşyaları görünce hüzünleniyoruz. Köşeleri kıvrılmış rengi solmuş bir aile fotoğrafı bir diploma veya ince ince işlenmiş bir kanaviçe örtü. Yaşanmış olayları insanları anımsatıyor tüm bu parçalar kimbilir ne kadar güzel bir günde bu fotoğraf çekilmişti veya bu diplomayı almak için ne kadar uğraşılmıştı belki de genç bir kız nişan bohçası için yapmıştı o kanaviçe örtüyü diye düşünüyoruz.

Sözün kısası size de tavsiye ederim...