20 Ağustos 2011 Cumartesi

Mavi beyaz bir kütüphane

Bu gün blog sayfama Eskişehir`den anneciğimin dizlerinin tam anlamıyla dibinden yazıyorum. Anne evinde olmak ne güzel ama aynı zamanda oldukça tuhaf kendini biraz biraz yabancı hissetmeye başlıyorsun. Örneğin sabah çay demlemek için bayağı bir yerini aradım.

Malum benim doğum iznimin sonuna geldim bayram dönüşü işe başlamak durumundayım birdaha böyle bir fırsat yakalamayacağımı düşünerek baba evine son dakika koştum. Allah tan hızlı tren var yoksa çocuklarla yolculuk gerçekten zor.

Hafta sonu mail adresime bir mesaj geldi çok teşekkür ederim sevgili Zahide, ama inan ki ben öyle insan üstü bir varlık değilim yalnızca zamanımı yıllar içerisinde programlamayı çok iyi öğrendim. Çok tatlısın güzel sözlerine çok teşekkür ederim beni utandırdın. Bu yazım senin için kütüphanemi görmek istemişsin.

Aslında 7 yıl önce evimize ilk taşındığımızda bu kütüphaneyi şimdi ki Ela nın odasına yaptırmıştık. Ve evet o zamanlar zevkim çok farklıydı şimdi olsa eminim çok farklı birşey yaptırırdım. Herneyse kızın odası yapınca kütüphaneyi bölmek durumunda kaldık bir parçasını ayrı koyduk.

Odamızda mavi beyaz hakimiyeti var. Ben kareli kumaşları kombinlemeyi çok seviyorum. Düz renkleriyle kullanınca ferah bir görünüm oluyor.



Kütüphanemizin üstünden Orhan Veli odaya kuşbakışı bakıyor vakit bulursam onuda beyaza boyayacağım...

Benim ders kitaplarım...


Bunlar da benim hobi kitaplarım....

Kanaviçe dergilerim burada yalnızca susannalar var arkası da dolu.

Bir sürü dekorasyon dergileri artık koyacak yer yok...

Eşimle film izlemeyi çok severdik ama ne zamandır hiç şöyle birlikte film izlediğimizi hatırlamıyorum. Birimiz kıza diğerimiz oğlana bakarken birde bakmışız gün bitmiş.


Kitap okumayı çok seviyoruz özellikle eşim tam bir kitap kurdudur. İki dakika boş vakti olsa hemen kitabını not defterini eline alır. Daha ben hiç maç veya bir dizi izlediğini görmedim şükürler olsun. Kendisine yıllık okunması gereken kitaplar listesi çıkartır onları okur özetlerini çıkarır. Beğendiği bölümleri kayıt eder yazarın ayrı kitap çevimeninin ayrı ayrı edebi kimliğini belirler....


Beyaz eskitme çalışma masamız kulpları zara home, gece lambası Laura Ashley



Duvar saatimiz mudo home`dan almıştım bir kaç yıl önce...

Aslında bu kanape yataş`tan alınmıştı ben kumaşını değiştirince oldukça farklı oldu.

Kütüphanede geçenlerde elime gelince öyle koymuştum onuda paylaşmadan edemedim. Kız kardeşim Nevbahar, oğluş ve bendeniz iki yıl önce boğaz turunda....Yıllar çok çabuk akıp geçiyor.

Sevgili Zahide`ciğim umarım beğenmişsindir ve beklediğin gibi mi bilmiyorum. Haftasonumun iyi geçmesine neden olan o içten sıcacık mailine bir kere daha teşekkür ederim (Bu arada laf aramızda bende hafta sonu çalışmaktan nefret ediyorum).
Herşey gönlünüzce olsun, sevgilerimle tüm blog dostlarıma...

16 Ağustos 2011 Salı

KUŞ EVLERİM




Geçen akşam sevgili arkadaşım Ece ile telefonda muhabbet ediyorduk Aygün mudoya gitmelisin harika kuş evleri gelmiş dedi bende Ece biliyorum ama çok pahalılar dedim yok indirime girmişler dedi ben yine direttim bak Ece memlekete kriz geliyor altın almış başını gidiyor yok masraf yapmayacağım sende yapma paramızın kıymetini bilelim bundan sonra dedim ve dün itibariyle 2 adet yeni kuş evi aldım. Ama kasada bir eziklik içimden birses ah sen adam olmazsın diyor diğer ses mutluluktan havaya uçup evde nereye yerleştirsem diye düşünüyor. Ah Ece sen aklıma soktun yoksa nerden aklıma geleceklerdi. Şaka biryana gerçekten mükemmel bir el işçiliği olan harika yeni kuşevlerim oldu.....

Bir gri birde beyaz renkte aldım neden iki tane derseniz aralarında ayırım yapamadım.




Bu kuş evide yıllar önce tepe home'dan almıştım. Üzerinde ki el boyamaları çok hoşuma gitmişti.




Nacizane bu kuş evinide ben boyamıştım. Hammaddesini Ece'den almıştım. Önce koyu kahveye boyadım sonra üzerini mumladım ve tekrar beyaza boyadım en sonunda da hafifçe bazı yerlerini zımparaladım. En sonunda da su bazlı vernik kullandım.

Bu kuş evide paşabahçeden ben iki yıl önce almıştım ama halen satıldığını gördüm.


Efendim buda benim minik kuşum birazcık büyümüşüz değil mi?



14 Ağustos 2011 Pazar

Seni bir yakalarsam Virus



Aşkım birtanem Kerem` im geçen pazar ateşlendi. Ama hiç böyle bir ateşlenme görmemiştim. Oğlan atlıyor zıplıyor ben şöyle tesadüfen bir dokundum ki yanıyor hemen ölçtüm 38, 2, ateş düşürücü verdim şöyle genel bir muayene yaptık birsey yok, babamız boğaza kulağa baktı birşey yok. Ama ateşi kesinlikle düşmüyor. Yusuf aldı oğlanı acile gitti. Velhasıl orda ki doktor arkadaşda muayene etmiş birşey yok bu aralar böyle ateşli bir viral enfeksiyon var kendiliğinden geçiyor geçmezse getirin demiş. Bizimkiler Edi Büdü misali eve döndüler. Ama bizim ateş bir hafta boyunca 38 civarı seyretti ardından perşembe günü sabah kalktı anne benim boynum çok ağrıyor deyince tamam dedim çocuk menenjit biz atladık hemen hastaneye koştuk Allah `a şükür bir şey yok tüm tetkikler normal ama boyun USG sinde lenf bezeleri şişmiş bu enfeksyonu gösterir. Tabi bu arada benim meleğimin en büyük korkusu kan aldırmaktır ona bile ses çıkartmıyordu zavalli. Neyse cumartesi kalktım baktım ateşi 39,5 olunca artık aklıma türlü türlü senaryolar geldi yine hastane ve sonuçta bu ateşimizi yükselten pis mikrobu bulduk. Ebstein Barr virusu halk arasında öpücük hastalığı denir. Ona yakalanmış yakışıklım. Şimdi ufaklığa da geçebilir diye onu dedesine gönderdik aklım orda ama biliyorum 10 güne kadar iyileşecek. Rahat bir nefes aldık. Çocuğun mu var derdin var diyen sevgili atalarımız çok doğru demişler. Neyse buna da çok şükür.

10 Ağustos 2011 Çarşamba

ELA BEBEK




Bebeğimin odasını hazırlarken birde dekoratif bir bebeğin olmasını çok istedim ve sanal alemde günlerce gezindim. Sonunda kendim dikmeye karar verdim. Önce Tilda bebekle başladım ardından Ece arkadaşımla bebeği karşımıza aldık ve düşündük düşündük daha farklı bir bebek olmalı konusunda anlaştık. Ve ben eve geldim kumaşlarımı ortaya döktüm ve küçük Ela bebeği diktim. Görenler çok beğendiler banada banada dediler hatta birçoğu sipariş vermek istedi ve ve ilk biz alalım elimiz sana uğurlu gelsin dediler. Canım dostlarım.... sizlerin eleştirileri biliyorsunuz benim için çok önemli. Bu arada hızımı alamadım benim ufaklıklardan vakit buldukça başka Ela bebekleri dikmeye başladım.







Bebek dikmekte en keyif aldığım kısım el işleriyle süslemek oldu. Birde benim gibi tez canlı birisi için sonuca çabuk ulaşmak işin en tatlı tarafıydı.

Diğer Ela bebekte görüşmek dileğiyle ...