29 Ağustos 2010 Pazar

Oğlana yeni oda

Geçtiğimiz ay oğluma bir çilek yatağı uğruna sürpriz oda hazırladığımdan bahsetmiştim. Sonunda oda bitti ancak şimdi fotoğraflayabildim. Tabii ki oda kırmızı beyaz oldu. Bücür gördüğünde çok beğendi yatağın uğruna artık yalnız odasında uyumaya başladı.

My sweety son asked me to have this car beds last month. Actually he was asking for this for a while and finally it was time to make it happen. Since he is now a prep school student, he deserves a gift.

[Pic+for+Body+of+Blog3.jpg]

BEFORE
Odanın duvarları kendi çalışmalarıyla doluydu. Ayrıca efendim heryer çıkartmalarla kaplıydı. Şimdi sözü aldım resim çalışmaları için pano yaptırdım yalnızca o kullanılacak duvarlar kullanılmayacak. Bakıyorum şimdilik bu kurala dikkatle uyuluyor.

Before re-decorating the room the walls were full of his paints and stickers. As a solution I made this board to hang all his staff on.




AFTER

Öncelikle kara böcek sıcaklardan bunalmış sere serpe uzanırken...

It was so hot in summer and here he is resting naked in his bed.

Karşılıklı iki duvarı kırmızıya diğer duvarları beyaza boyadık. Kırmızı duvarlara beyaz çerçeveler ve raflar yerleştirerek odayı daha aydınlık yapmaya çalıştım.

We paint two walls into red and the others in white. Tried to add a fresh touch into room by using white frames on the red walls.


Yine aynı yöntemi kulplarda kullandım ve odayı daha çocuğa uygun bir hale getirdim.

Perdemizi Yöre Home dan aldık. Üzerinde ki araba resimlerini görünce benden önce eşim bu perdeler olmalı dedi eee... emir büyük yerden bize uygulama düştü.

When we saw this curtain with cars on it, my husband was the first one fell in love.





Odanın girişinde kapı yanında tam bir ölü boşluk vardı orayı raflarla değerlendirdim oyuncak kutularını koyduk böylece fonksiyonel bir alan oldu.

In the entrance there was a dead space, so used shelves to make it functional.



Masa beyaz olunca üzerine cam kestirmek durumunda kaldım böylece masanın sanırım ömrünü uzattım. Masanın karşı duvarında ki araba çıkartmalarını tesadüfen Paşabahçede buldum.

Since the table is white, I used glass on it to make it more longlasting.

Bu hafta içinde sevgili arkadaşım Ece hastanemizde göbek fıtığı nedeniyle opere oldu. Biraz önce blog sayfasında gördüm arkadaşım benim için övgü dolu sözler yazmış. Çok duygulandım sevgili dostum seni seviyorum ne zaman bana ihtiyacın olursa yanındayım umarım herşey gönlünce olur ...
Sevgiyle kalın .... Aygün
I am participating in Metamorphosis Monday at Between Naps On The Porch hosted by Susan! Thanks Susan for all of your hard work.

22 Ağustos 2010 Pazar

Pembe Düşler


[TT.jpg]

Aslında bugün bir kabus olarak başladı nasıl mı dersiniz şöyle ki cumartesi günleri çalıştığım için yemeğe misafirlerimi genelde pazar gününe almak zorunda kalıyorum. Bu cumartesi akşamı yine aynı şekilde hazırlıklarıma başlamak istedim. Tatlıyı bir gün önceden yapmak herzaman işimi oldukça kolaylaştırıyor. Tatlı için hazırlıklarımı yaparken tabii birkaç parça bulaşığı yıkadım sonra birde baktım ki yerde bulaşık makinasının altından sular gelmeye başladı. Hemen eşimi çağırdım ama zannetmeyin ki eşim hemen olayı halletti bilakis kendisi kesinlikle bu tamirat işlerinden anlamaz. Baktık baktık ve yine baktık sonunda uyumaya pazar bir tesisatçı bulmaya karar verdik. Pazar pazar bir tesisatçı bulup tamiratı yaptırmak saat öğleden sonra ikiyi buldu tabii ardından savaş alanı gibi olan mutfağı topladık sonra yemek hazırlığına başlamak zorunda kaldım.


Şöyle diyebiliriz şuan vücudumda ki tüm kas grupları ayrı ayrı ağrıyor ama bu yazıyı yazmadan yatmamaya ant içtim. Gelen konuklarım masa düzenine ve kendimi övmek gibi olmasın yemeklerimi çok beğendiler. Yemeklerinde fotoğraflarını çekmek isterdim ama iftara takdir edersiniz koşarak yetiştim şimdi onlara siz bir dakika bekleyin ben resimleri çekeyim sonra başlayın diyemedim çok ayıp olurdu. Bu resimleri çekmek bile çok zor oldu.


Resimlerdeki yemek takımını ben çok küçükken annem çeyiz niyetine Kütahya Porselenden almış. Benim gibi çiçek böcek sevadılısı birisi için gayet hoş bir takım. Çiçeklerde ki pembe rengi kendime bazal aldım. Runner ve peçeteler pembe dertsiz kumaştan ve en üstteki peçete yine aynı tonları yakalayan çiçek desenli koton peçete. Takımı Zara Home` dan almıştım. Yine peçeteliklerde aynı yerden.

Bu kurdaleli bardakları geçen yıl Paşabahçede gördüğümde bayılmıştım.


Küçük kristal kelebekler Jumbo` dan.


Kristal mumluklar Tepe Home` dan.




Bu sürahi süsünü geçen yıl papetland` dan almıştım.






Bu haftalık herhalde bu kadar çünkü hafta içi korkunç geçiyor hasta sayılarında ramazana rağmen hiç azalma yok. Son olarak yazılarıma değerli yorumlarıyla katkıda bulunan tüm arkadaşlarıma gönül dolusu sevgiler. Tekrar görüşmek üzere sevgiyle kalın....Aygün

I am participating in Tablescape Thursday at Between Naps On The Porch hosted by Susan! Thanks Susan for all of your hard work.


15 Ağustos 2010 Pazar

Bir Yaz Gecesi Rüyası


Merhabalar, biraz önce çok sevgili dostlarımızı uğurlayıp etrafı toparladıktan sonra şöyle bir oturdum dinleneyim dedim, sonra çektiğim fotoğraflar aklıma geldi şimdi yazarsam yazarım yoksa sonra zor diyerek bilgisayarın başına geçtim. Son yazımda göndermiş olduğunuz harika yorumlarınız için hepinize ayrı ayrı teşekkür ederim.


Bu akşam yine kırmızı beyazdan gitim, çok severek masamı hazırladım gelen arkadaşlarımızda çok beğendiler. Klasik masa formatından biraz uzak ama beni yansıtan bir masa umarım sizlerde beğenirsiniz. Tekrar görüşmek dileğiyle sevgiyle kalın.












10 Ağustos 2010 Salı

Small Pinky Room

Sıcak ama çok sıcak yaz günlerinden herkese merhabalar. Yazı yarıladık ama ben pek yazı yazamadım ama suçu bu seferde sıcaklara atıyorum. Umarım blog olayından vazgeçtiğimi düşünmemişsinizdir.

Efendim bu yukarıda gördüğünüz küçük oda benim pembe dünyam. Bir nevi dikiş odası. Yıllar önce henüz Eskişehir`den ayrılmadan önce komşumuz Mine teyzenin ( Allah rahmet eylesin, çok tatlı bir insandı) bir dikiş odası vardı. Raflarda 70` li yıllardan itibaren biriktirdiği Burda, Anna dergileri çeşit çeşit kumaşlar, boncuklar, ipliklerin olduğu benim için rüya gibi bir odaydı. Kışın dışarıda kar yağarken o sımsıcak odada komşular toparlanır tabii bende bu fırsatı hiç kaçırmaz onlara katılır dergileri karıştırırdım. Demek ki bilinç altımda çok fazla yer yapmış. Bu da benim dikiş odam. Dolaplarda dergiler, kitaplar, kumaşlar, iplikler tabii ki dikiş makinam yani el işiyle ilgili ne ararsanız bulacağınız aynı zamanda televizyon veya müzik dinleyebileceğiniz bir nevi meditasyon odası.


Aslında bu üçlü koltuk benim eski salon takımımın bir parçasıydı ama herzaman olduğu gibi Münir Usta benim için beyaz eskitme boyattı. Bülent beyde pembe beyaz kareli kumaşla döşemesini hazırladı. İkisininde ellerine sağlık ama bende güzel kombinlemişim değil mi.


Bu bisikletli hatun Ece`nin bana aldığı küçük bir hediyeydi odaya çok yakıştığını düşünüyorum. Bu arada Ece nerelerdesin napıyorsun özledim.




Televizyon masası kayınvalidemin kullanmadığı bir parçaydı tabiki Münir usta onada dokundu sonuç mükemmel. Aşağıdaki aynayı ayrancı antika pazarından almıştım. Cam kapaklı kavanozu yine mudodan almıştım onun içini yapma çiçeklerle doldurdum ve kapağa küçük pembe bir kurdale ile fiyonk yaptım farklı romantik bir parça oldu. Yerdeki galvaniz sepeti Atölye beyazdan alıp tamamen beyaza boyayıp çiçeklerle kombinledim.



Beni tanıyan arkadaşlarım bilirler dayanamadığım en önemli parçadır porselenler. Örtü ise Zara home` dan.





Uzun zamandır beyaz LCD televizyon aramaktaydım ve sonunda Vestelde buldum. Eşim televizyonun özelliklerine değil de rengine göre almış olmamı çok tuhaf bulmuş olsada ne yapayım ben böyleyim işte.


Saati geçen yıl Mudo` da bulmuştum görür görmez aşık olmuştum.


Bebekler İstanbul`dan Düğme mağazasından. Oturan bebek aşkım birtanem kardeşimin hediyesi diğerini ben almıştım. Güvercinler Paşabahçeden.



Ayna odanın havasını tamamlıyor ve yine benim en sevdiğim mağaza olan Zara Home`dan geçen yıl almıştım.






Kulplar herzaman ki gibi Zara Home, bence mobilyanın görünümü üzerinde çok büyük bir etkisi var. Yalnız kulplar değiştirilerek mobilyalarımıza farklı havalar verebileceğimizi düşünüyorum. Sizce...

Bu avizeler çok ama çok eski avizelerdi ben onları beyaza boyadım ardından Ayrancıda Gülşen avizede kapaklar yaptırdım.







İşte kısaca benim küçük pembe hayallerimdeki odam. Tekrar görüşünceye kadar sevgiyle kalın Aygün...