27 Nisan 2010 Salı

Vene Vidi



Beklemek uzun gelmişti ama günler İstanbul `da hızla akıp geçti. Öncelikle el emeği göz nuru hediyeler çok beğenildi. Kırmızı beyaz mutfak konseptine tam uyum sağladı.

Sonrasında durmaksızın gezildi. İlkbahar da İstanbul bir harikaydı. Özellikle lale bahçeleri müthişti. Hava süperdi. Neyse anlatmakla olmuyor bol bol fotoğraf çektik bazıları...

















12 Nisan 2010 Pazartesi

İstanbul`a iki hafta kala...

Tekrar merhaba bir önceki yazımda birçok proje üzerinde çalışğımı bahsetmiştim. Baktım evde baş edemiyorum bu hafta sonu atölyeye kaçtım. Gerçekten çok zevkliydi. Sabah 9.30 dan akşam üzeri 17.00` e kadar yalnızca yemek molası vererek durmadan boya yaptım. Sevgili Ece, Yasemin, Çağla ilginize çok teşekkür ederim. Planladıklarımın çoğunu yapmama fırsat verdiniz üstelik güzel çayınız, kahveniz ve sıcak gülümsemenizle tekrar teşekkür ederim. Özellikle Çağla sayende çok eğlendim bir ara ben bozar sen tamir eder moda girmiştik ki görülmeye değerdi. Neyse eşyaları taşıyıp evde vernik aşamasına kadar herşey süper yolundaydı. Sürülebilir 100 kat verniği hazırladım eşimin eline fön makinasını tutuşturdum ve sürmeye başladım ama daha yarıya gelmemiş, elim sıcaktan yanmışken vernik dondu. Bunada şükür boyamalarıma zarar vermedi. Şimdi boyamalar bana ben onlara bakıyorum ve heran içimden gelen “atölyeye git” sesine karşı çıkmaya çalışıyorum. Çağla tahmin ediyorum bu satırları okurken ben demiştim diyeceksin kalbimi lime lime edeceksin ne olur deme. Neyse yaptıklarımdan bazıları ....











Bu gördüğünüz bir nestcafe kutusuydu once primerle ardından beyaz renge boyadım puantiyeli stencil kullandım resimleri yapıştırıp vernikledim. Şimdi kim inanır bu kutunun bir zamanlar nestcafe kutusu olduğuna.