23 Eylül 2009 Çarşamba

Sweet White Bicycle



Çocukluğumun en güzel hatırası şüphesiz bisiklete binmekti. Kahverengi pinokyo model bisikletim vardı; en değerli hazinemdi. Ama hayalimdeki hep beyaz renkte önünde sepeti olan bir bisikletti.

Bu ferforje bisikleti görünce hemen onu beyaza boyayıp çiçeklerle süslemeyi hayal ettim.

Önce primer boya ile metal görünümü kapattım ardından sprey boya ile beyaza boyadım. Kullandığım sprey boya yapı marketlerde bulacağınız türden bir boya olabilir. Ben iki kutu kullandım. Ve ardından yine mat sprey vernikle son katı attım. Ardından çiçek aranjmanı yaptım. Altta yosun üstünde sarmaşıklar ve çiçekleri aranjman yaptım.

No doubt that my favorite childhood memory was riding a bicycle with my friends in our beautiful garden. I had a brown colour bicycle but I always dreamed a white one with a basket in front of it.


When I saw that wrought iron bicycle I imagined it in white and with flowers. So I bought it and first painted it with primer. Then I used spray white paint and matte vanish. Finally I made a flower arrangement.

Yesterday was my son`s birthday. We celebrated in Belek on our vacation. Happy birthday to you my love.

11 Eylül 2009 Cuma

Yaza güle güle derken



En son 4 temmuzda yazı yazabildiğimi şimdi fark ettim ama inanın, yazmamak için gerçekten kuvvetli nedenlerim vardı. Eşim bu yaz başında disk hernisi (bel fıtığı) ağrısı çekmeye başladı birçok tedavi denedik ama en sonunda ağustos başında Hacettepe Hastanesinde Beyin Cerrahi bölümünde Sayın Dr. Servet İnci tarafından başarıyla opere edildi. Tüm ekibine ve özellikle sevgili hocam Sayın Dr. Ülku Aypar`a ve Dr. Şennur Uzun`a teşekkürlerimi bir borç bilirim, herşey için tekrar çok teşekkür ederim. Tüm bu operasyon faslının ardından tam herşey yoluna girdi derken bu sefer benim kalça eklemimde bir enfeksiyon durumu gelişti ve bir müddet daha raporlu olmak zorunda kaldım ve koltuk değneği kulandım. Neyse ki bende iyileştim sayılır ki içimden blog sayfama birşeyler yazmak, sizlerle paylaşmak geldi.
Bu sıkıntılı dönemde hep yanımızda olan ailelerimize ve dostluğunu sonsuz yanımda hissettiren canım arkadaşım Tülay başta olmak üzere tüm arkadaşlarımıza tekrar tekrar teşekkür ederim.

Bu kadar iç karatıcı konulardan sonra güzel birşeyler paylaşmak istedim ve aklıma balkonumun fotoğrafları geldi. Çünkü ne zaman canım sıkılsa balkonumda oturup dumanı üstünde tüten sütlü bir kahve içtiğimde kendimi çok daha iyi hissediyorum. Bence herkesin evinde huzuru bulduğu yeri vardır işte benim güzel balkonum...

Balkonum çoğu balkona göre bayağı büyük olduğu için biz camla kapatıp kışlarıda kullanma şansına sahip olduk. Yukarıda ki fotoğrafta balkonun eski hali görülmekte.


Balkonumun duvarlarının rengi kum beji boyadık ve tavandan 20 cm kadar aşağıdan yapı marketlerde satılan köpük kartonpiyer aldım ve silikonla yapıştırdım ve beyaza boyadık. Değişik ferah bir görünüm elde ettik.

Sitelerden eski tip iskandinav tipi koltuk takımlarının hamını yani boyanmamış olanını buldum ve ayrıca yine sitelerden oyma ahşap çiçek motifleri aldım. Koltukların alt parçalarına motifleri eklettirdim ve beyaz lake mat boyattım.

Her zaman kırmızı beyaz kareli kumaşa bir zaafım olmuştur bende yöre home dan tam istediğim gibi kareli kumaşımı buldum ve ustama kılıf diktirdim.


Bu yoyo benzeri motifli yastık kılıfını görünce aşık oldum sanki benim koltuklarım için özel olarak yapılmışlar gibiydi.

Koltuk kılıflarımı yapan Mehmet Amca çok tatlı bir amcaydı birde acaip güzel iş çıkarttı tavsiye ederim ...
Balkonumun duvarlarında benim yaptığım objeleri dekorasyon amaçlı kullandım.


Galvanizlerim nasıl ? Hepsini çok zevk alarak yaptım özellikle fazla resim kullanmak istemedim.

Fenerlerim eskiden siyah renkteydi ama ben beyazı tercih ettim bunun için önce primer ile boyayı kapattım ve sonra sprey beyaz boyayla boyadım.


Bu dolabı bundan iki yıl önce boyamıştım halen zevkle kullanıyorum. Alt kapaklarda üç boyutlu stencil çalışmıştım.

Dolabın kulpları porselen ve kapaklarda ki desene uygun sitelerde orjinal adlı mağazadan seçmiştim.

Tavuk ailem nasıllar özellikle aile fertlerinden tombul tavuğum, kayınvalidem bu yaz Aydın yolu üzerinde bir satıcıdan almış görür görmez bayıldım.


Gazeteliğimin üstündeki porselen biblolar uzun zamandır biriktirmeye çalıştığım kolleksiyonumun bazı parçaları horoz, ördek, kitap okuyan roger rabbit, yumağıyla oynayan kedicik. Masa üstü lambası ise 5 yıl önce alıp hiç kullanmadığım bir parça, bu köşeyi yapınca hemen aklıma geldi nasıl ? bence tam tamamladı.

Tavuk horozlara olan ilgim hiç belli olmuyor değil mi bu tavuğu da Kütahya Porselenden almıştım. Yanında ki askılığı ise geçen yıl bilkentte ahşap boyamalarını sergileyen bir hanımdan almıştım.

Kırmızıyı seviyorum hem de çok... Çileklerle kirazlar papetlandden yakından görseniz tam gerçek gibi duruyor.

Bu değişik sehpa annemindi, birgün baktım atmayı planlıyor hemen el koydum ve önce primerleyip sonra beyaza boyadım. Annem bile sonrasında görünce çok beğendi ve şaşırdı.

Aslında balkonumda çok çiçeğim vardı ama bu hastalık hastane işleri arasında kurudular yalnız bu iki begonyam kaldı çok yazık ...

Küçük porselen biblolara bayılıyorum. Genelde çıkrıkçılar yokuşundan özellikle Baykuş Evinden Ahmet Beyden alıyorum ayrıca antika pazarlarını da kaçırmamaya çalışıyorum.

Bu iki vazoyu da antika pazarından almıştım kurdaleleri ben ekledim.

Bu da bu yaz hatırası sevgili bastonum kullanması çok zormuş. Ama görüldüğü üzere yatarken de hiç boş durmamaya çalıştım goblen yastığımı bitirdim hatta aplike bir yastığa başladım.
Umarım bu sefer daha kısa bir zamanda görüşürüz sevgiyle kalın....